Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

The Descendants

Alexander Payne'in yeni filmi The Descendants için yapılabilecek en yerinde tespit "ölçülü" olsa gerek. İşine olan aşırı bağlılığı nedeniyle ailesi ile olan bağlarını zayıflatmış olan Matt, eşinin hazin bir deniz kazası geçirmesi sonucu sorunlu iki kızına bakmak zorunda kalır. Komadaki karısının kendisini daha önce aldatmış olduğunu da öğrenen Matt bir taraftanda aile mirası arazinin en iyi şekilde değerlendirilmesi için uğraşır. Daha önce de belirttiğim gibi The Descendants oldukça ölçülü bir film ajitasyona bu kadar meyilli bir hikayeyi Alexander Payne o kadar ölçülü bir şekilde dramatize etmişki tam kararında... Filmdeki mizah eksikliğini gidermek için bir karakter eklemiş tam filmi sulandıracağını düşündüğünüz sırada onu da belli bir ölçüye getirmiş. Filmin geçtiği Hawaii manzaralarının filmin dramatik hikayesini baltalayacağını ve dikkat dağıtacağını düşündüğünüz anda yine Alexander Payne sahne alıyor ve buna filmin sonuna kadar izin vermiyor. Hawaii müzikleri ise y…

Chronicle

Found Footage kavramını hayatımıza dahil eden "Blair Cadısı" ' dan sonra yine ismini bu tarza yazabileceğimiz bir çok yapım izledik. Bazı büyük ustalarında denediği bu tarz; gerçekte olmuş bitmiş görüntülerin izlendiğini izleyicisine yansıtmaya çalışıyordu. Genç yönetmen Josh Trank'ın yönetmenlik koltuğuna oturduğu Chronicle: yine bu tarzda çekilmiş bir süper kahraman-bilim kurgu ve gençlik filmi türleri arasında gezinen bir yapım. Üç liseli genç; sorunlu bir ailesi olan Andrew, kuzeni Matt ve Steve'in esrarengiz bir delikte kristal bulmaları ve çeşitli yetenekler kazanmalarıyla başlıyor.


Bir "sosyal medya" alegorisi olarak Chronicle ;

Çoğu süper kahraman filmlerinde bilinen bir klişedir çevre tarafından dışlanan, zayıf ve sorunlu karakter. Andrew'de popülaritesi düşük çevre tarafından tartaklanan bir karakter olarak sunuluyor, buna ailesel sorunları da eklenince Andrew eline kamerasını alıyor ve kendi alternatif evrenini inşa etmeye başlıyor. Kuzen …

Bound - The Matrix

Violet'in Corky'i erkeklerin kıçına (eril iktidarı sarsmak için) tekmeyi basmak için ya da The Matrix terimleriyle konuşursak gerçeğe adım atabilmek için sunduğu kahve seçimi; Morpheus'un Neo'ya sunduğu kırmızı-mavi hap seçimi gibi bir benzerlik taşır. Wachowski'lerin 1996 yılında Bound ile provasını yaptıkları The Matrix hem daha büyük bir ticari başarı kazanır, hem de bir başyapıt seviyesine ulaşır. Bound ise görmezden gelinmiş bir "başyapıt" olarak kıyıda köşede keşfedilmeyi bekler ...


Not : Morpheus, Neo'nun kırmızı hapı seçeceğini nasıl biliyorsa çünkü; Neo seçilmiş kişidir. Violet'ta, Corky'e sade kahveyi seçeceğini bilerek sunmuştur. Violet; Corky ile asansördeki karşılaşmasında zaten gözüne kestirmiştir. Özgürce yaptığımızı sandığımız seçimlerin bir parodisi olarak karşımıza çıkan bu sahnelerden bizim payımıza düşen ise yüzümüzdeki acı tebessümdür.
Üst - The Matrix 1999 Alt - Bound 1996

The Divide

Frontier(s) ve Hitman'den sonra The Divide ile görücü karşısına çıkan Xavier Gens. Yeni filmiyle nükleer bir saldırı sonrasında bir grup insanın bir apartmanın sığınağındaki günlerine göz atıyor. Dar alanda geçen klostrofobik bir atmosfer oluşturan yönetmen karakterlerin zor şartlar altında hayatta kalma psikolojileri üzerinden bir gerilim yaratmaya çalışıyor. Filmin uzun sayabileceğimiz süresini düşünürsek (2 saat) bu gerilim biraz sıkıcı olmaya başlıyor.Yönetmen filmin ilk yarısının finaline doğru siyasi bir alt metin oluşturma çabalarını yarım bırakmasaydı ve siyasi altmetin(terör saldırı paranoyası) üzerine hayatta kalma gerilimini kursaydı, film hem daha gerilim yüklü hem de fazlasıyla havada kalmamış olurdu. Bu haliyle bir grup insanın hayatta kalma mücadelesini kör topal anlatmaya çalışmaktan öteye ne yazık ki gidemiyor.

Tyrannosaur

Tyrannosaur ünlü oyuncu Paddy Considine'in ilk yönetmenlik denemesi. Başarı oyunculuğunu yönetmenliğine de taşıyan Considine oyunculuktaki soğuk, melankolik duruşunu bir yönetmen olarak filmine de yansıtmış. Film; Karısının ölümünden sonrahayata karşı agresif, öfkeli olan ve pek kimseler tarafından sevilmeyen Joseph'in, dışarıdan oldukça mutlu gözüken ve fazlasıyla naif bir portre çizen fakat kendi sorunları olan Hannah ile yollarının kesişmesini konu ediniyor. Yolları kesişen bu iki zıt karakter birbirlerinin hayatlarını da etkilemeye başlıyor. Joseph yaşlı mendebur tavırlarından sıyrılırken, Hannah ise yapması gereken şeyleri yapabilme gücünü Joseph'den alıyor. Kabaca açarsak; Joseph biraz temizleniyor; Hannan ise kirleniyor. Kibarca açıklarsak; cüzi oranda dahi olsa karşıtını muhakkak kendi içinde barındıran Yin-Yang felsefesini Hannah-Joseph için uygulamamız yeterli olacaktır...