Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Chloe

Buyuk Hata, Atom Egoyan'in son filmi ve yonetmen gerek anlatim gerek hikaye gerek gerilim bazinda yine iyi bir is ortaya cikarmis. Film'e adini veren Chloe karakteri bir fahise, camlarla ve aynalarla kapli dunyalarinda Catherine ise esinin (David) kendisini aldattigini dusunerek Chloe'u kiraliyor ve esinin sadakatini olcuyor. Chloe bu noktada Catherine icin David ile arasinda ki iletisimsizlikte bir kopru oluyor. Ciftin bedenleri arasinda transferi yine Chloe sagliyor. Filmin basinda isinde iyi oldugundan bahseden Chloe karakteri kontrol takintili Catherine'e aynayi cevirmesiyle gercekler su yuzune cikiyor...Catherine icin Chloe zor bir donemi atlatmasini saglayan bir terapi oluyor... Burjuva aile sallanan temellerine bir kat daha cikarken, filmin baslangicinda isinde iyi oldugunu soyleyen Chloe tum zerafetiyle sahneden ayriliyor.

Bir notta Julian Moore icin ; ilerleyen yasina ragmen haleflerini kiskandiracak kadar guzel, seksi ve hala iyi bir oyuncu...

The Girl with the Dragon Tattoo

Edebiyat uyarlamalarinin sinema icin her zaman bir risk teskil ettigi asikar. Bu handikapin "Ejderha dovmeli kiz"' i ne kadar etkiledigini ve kitabin hayranlarini ne kadar tatmin ettigini seriyi okumadigim icin bilemiyorum. Fakat ortada iyi bir polisiye film oldugunu ve bunuda feminist bir soyleme oturttugunu rahatlikla soyleyebilirim. Rasyonel aklin temsili erkegin hegemonyasindaki dunyada Lisbeth'in silahi hackerlik. Lisbeth elindeki bu silahla erkeklerin dunyasini manipule ediyor ve bu konuda oldukca acimasiz. Oyle ki filmin basinda karsi karsiya kaldigi Mikael karakteriyle yan yana gelmesini saglayan olay yine kadinlarin, erkeklerin dunyasindaki ugradigi siddet...Lisbeth karakterinin annesiyle yasadigi diyalog ki bu diyalogda askin yasakligindan bahsediyor (Aska evet demek Rasyonel akla (erkegin dunyasina) teslimiyet...) ve gecmisine donuk birkac sahne nasil acimasiz bir siber suikastciye donustugune dair kafamizda simsekler caktirsa da donusumu ta…

Resident Evil : Afterlife

Hic suphe goturmez bir gercekki uc boyut, sinema icin buyuk bir devrim. Ozellikle eglence duzeyi yuksek aksiyon filmleri ve korku filmleri icin de bulunmaz bir kaftan...Bununla birlikte ucuncu boyutun getirdigi buyuk yenilik yeniden cevrimler ve serilerin ortasinda kaldi ki bu yolu acan ve ozgun bir yapim Avatar'da seri furyasina katildi. Artik neredeyse her serinin kendi icinde bir de uc boyutlu bir filmi var ya da cekim asamasinda... "Resident Evil - Afterlife" ise cekimi tamamlanan ve vizyona girenlerden... Serinin ilk filminin yonetmeni Paul W.S. Anderson fetis oyuncusu Milla Jovovich'i alarak bu uc boyutlu yapimin kamera arkasina tekrar gecmis ve serinin o bildik standartini yakalayabilmis. Sonucta bir oyun uyarlamasi olan Resident Evil fanlarini tatmin etmede bir sorun yasamiyor; fakat Resident Evil diye bir oyundan bihaber olan aksiyon seven sinema izleyicilerini ise tatmin edecek duzeyde bir seyirlik vaad ediyor...


The Hurt Locker

Gecen yilin Oscar torenlerinde James Cameron'un anti-militarist yapimi "Avatar" 'i bertaraf ederek Oscar'a ulasmisti Kathryn Bigelow'un Hurt Locker' i.Bigelow'un bu ve gecmis ¸ yapimlarinda yonetmenlik yeteneklerini sorgulamak anlamsiz, fakat; filmin militarist bir soylem icerisinde Irak'ta yasananlara bakis attigini ve Amerika'nin orada bulunma sebebini aklamaya calistigini soyleyebiliriz Yonetmen bunu da Amerika'nin herseyi bilen, dogrucu, kustah politikalarini Jeremy" karakterinin bedenine hapsederek gerceklestiriyor...

Ada - Zombilerin Düğünü

Alafranga bir sablon uzerine oturtulmus alaturka bir zombi filmi "Ada"...Edgar Wright'in Ingiliz mizahiyla besleyerek yarattigi Shaun of The Dead'in bizdeki karsiligi "Ada" olmus... Gecmisten gelen, sinemamizin yerellestirme formulasyonu (espriler ve karakterler bazinda) bicim alaninda herhangi bir yol katedememize ve devsirme bir sinema dilimizin olmasina yol aciyor. Filmin basari ya da basarisizligini ise eglenme duzeyinizin yaptigi Pik'e bagli...